Yapıyoruz.tr.gg Tarafından Tamamen Özel Olarak Hazırlanan Saydam Tasarım 19'a Hoş Geldiniz.Daha Fazlası İçin Tıklayın
reklam
 

KAHRAMANMARAŞ FATİH ANADOLU LİSESİ

Beytullah Ergen

Onunla bu kadar zaman hic uzak kalmamisti. Okul hayati yuzunden istanbullarda iyi bir gelecek icin ter dokuyordu genc delikanli .Bir sabah uyandığında midesinde bir yanma hissetti. Yanmanın nedeni akşam yedikleri değil, uyanır uyanmaz bugün yapacaklarının aklına gelmesiydi. Bugün 2 yıldır götürmeye çalıştığı bir birlikteliği bitirecekti. Aslında bunu yapmakta geç bile kalmıştı. "Bitmeli" dedi içinden, "Her gün bu tatsız uyanış bitmeli." Genç delikanli bunları düşünürken suratı şekilden şekile giriyordu. Sonra Ayaga kalkti perdeyi acti İstanbul, soğuk ve yağmurlu bir Nisan ayı yaşıyordu. Genç delikanli gökyüzüne bakarak iç geçirdi; "Bulutlar bizim yaşayacaklarımızı biliyor, onlar bile ağlıyor halimize.. Eline telefonu aldi ve nihayetinde cesaretini toplayarak kizi aradi. Telefon caliyordu simdi midesindeki ağrı daha da artmıştı. Ve telefonu acti kiz ,nasilsin felan diye sordu genc delikanli ama sesi cok kisik ve huzunluydu .
Genç kız, sevgilisinin bu durgunluğuna anlam verememişti. Nereden bilecekti bugün ayrılık çanlarının çalacağını...
Vel hasir Geçenlerde kız anlamıştı sevgilisinin kendine bir şey söylemek istediğini. "Bana bir şey mi söylemek istiyorsun?" diye sordu. Genç delikanli, yutkunarak "Evet" dedi. Genç kız heyecanlanmıştı, biraz da sinirlenerek "Söylesene, ne diye bekliyorsun" dedi. Genç delikanli içini çektikten sonra "Sence biz nereye kadar gideceğiz?" diye sordu. Genç kız, "Bunu sorma gereğini niye duydun?" diye yanıt verdi. Genç delikanli söze başladı. "Birkaç ay önce akşam 23:00 sana telefon açıp senin için yazdığım şiiri okumak istemiştim. Sen bana "Sırası mı şimdi canım yaa, işin gücün yok mu"demiştin. Biliyor musun o an nakavt olan bir boksör gibi hissettim kendimi. Özür dileyip telefonu kapatmıştım. Daha sonra bu şiiri benden hiç istememiştin. 
Geçenlere hasta olup yataklara düştüğümde aramistinda beni bende sana yanlizlik cok kotu birsey ama sen ilerde benim yanimda oldugunda bakarsin bana dedigimde , 'İşim yok da sana mı bakacağım annen baksın' demiştin hasta hasta konuyu hic buyutmemistim. Hatırladın mı?"Genç kız, "Biliyorsun ben duygusallığı sevmiyorum. Hem hasta bakıcı gibi göründüğümü kimse söyleyemez" diye yanıtladı. Genç delikanli güldü, "Evet canım haklısın. Zaten olmak istesen de bu kalbi taşıdığın sürece hasta bakıcı, hemşire falan olamazsın."Genç delikanli devam etti... "Bana şimdiye kadar kaç kere sabahın erken saatlerinde güzel sözcüklerden oluşan bir mesaj çektin? Hiç... Hatta günün hiçbir saatinde çekmedin. Duygusallığı sevmeyebilirsin. Ama sen seni seven insanları da mutlu etmeyi sevmiyorsun. Halbuki ben senin tam tersine kendimden çok insanları mutlu etmeyi seviyorum. Seni tanıdığımdan beri her sabah, her akşam, her gece yani seni andığım her saat tatlı bir mesajım vardı senin için biliyor musun? Seninle ben akla kara gibiyiz" Genç kız anlamıştı, "Yani ne istiyorsun benden şair olmamı mı?" Genç delikanli tekrar gülümsedi içinden. Dün gece verdiği ayrılık kararının ne kadar doğru olduğunu düşündü. "Hayır" dedi. "Şair olmanı istemiyorum. Olamazsın da... Biz ayrılmalıyız. Ayrılırsak ikimiz için de en hayırlısı bu olacak."Genç kız şaşırmıştı, "Neden ama? Ben seni seviyorum. Senin de sevdiğini sanıyordum.". Genç delikanli iç çekerek "Hayır canım, sen beni sevdiğini sanıyorsun. Eğer beni sevseydin şimdi başka şeyler konuşuyor olurduk" dedi. Genç kız hickirarak aglamaya basladi . Ve "Sen bilirsin, umarım beni bir başkası için bırakmıyorsundur..." dedi.Genç delikanli "Nasıl böyle bir şey düşünürsün, senden başka kimse olmadı ve uzun zamanda olacağını sanmıyorum" yanıtını verdi. Genç delikanli ve genç kız artık iki yabancıydı. Bir kaç dakika sessiz kaldilar ve Genç kız sesi titrek bir sekilde "Tamam o zaman sana mutluluklar dilerim" dedi. Genç delikanli, "İstersen arkadaş kalabiliriz" dedi. Tabikide dededikten sonra kapattilar telefonu .Genç delikanli doğru yaptığına inanıyordu. O Gece bitmek bilmiyordu. Sabah erken kalkıp dersaneye gidecekti, uyumalıydı. Bir kaç saat sonra uykuya dalmayı başardı. Sabah 7'de saatin ziliyle uyandı. Evden çıkacağı sırada cep telefonuna baktı, mesaj ve 10 cevapsız arama vardı. Yorgun olduğu içn duymamıştı telefonun sesini. Aramalar ve mesaj sevgilisindendi. Heyecanla mesajı açtı, şunlar yazıyordu:
"Sadece onları sevmeyi sevdim
Hepsini onlarsız yaşadım da
Bir seni sensiz yaşayamıyorum
Bu aşkı tek kalpte taşıyamıyorum
Sana yemin güzel gözlüm bir tek seni sevdim
Ve seni severek öleceğim, elveda birtanem..."
Genç delikanli şaşırmıştı. Onu tanıdığı günden beri ilk defa şiir alıyordu ve üstelik sabahın beşinde yazmıştı. Heyecanla onu aradı, telefonu yabancı bir ses açtı. Genç delikanli "Hulya' ile görüşebilir miyim?" dedi. Ama karşıdaki ağlıyordu, hıçkıra hıçkıra hem de... "Ben onun annesiyim yavrum, kızım bu sabah intihar etti. Gece sabaha kadar birilerini arayıp durdu. Sabah odasının ışığını sönmemiş görünce girdim. Yavrum kendini asmıştı..."Genç delikanli beyninden vurulmuşa döndü. Bir gün önceki mide ağrısının iki katını çekiyordu şimdi. Olduğu yere yığılıp kaldı. Birkaç ay sonra iki doktor konuşuyordu hastanede.. Doktorlardan biri diğerine karşıdaki hastanın durumunu soruyordu. Doktor yanıt verdi... "Haaa o mu? Üç ay önce getirdiler. Kendisi yüzünden bir kız intihar etmiş. O günden sonra cep telefonunu elinden hiç bırakmamış. Devamlı bir şeyler yazıp birine yolluyor. Geçenlerde merak ettim. O uyurken gönderdiğ numarayı aradım. Numara 3 ay önce iptal edilmiş. Gelen mesajlarda bir şiir var. Bu genc delikanli duygusal mı bilmem ama benim anladığım kadarıyla şiiri yazan çok duygusal biriymiş..."
Bugün 1 ziyaretçi (16 klik) kişi burdaydı!
Bugün: 1 | Klik: 16 | Sayfa: Beytullah Ergen | İp : 54.92.201.232
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=